gürşah özen

4/2/2007 - KARDEŞ TÜRKÜLER

Kategori: deneme

 

 

 

 

Çok, çok karanlık günlerdi.. Hiçbir zaman daha kolay olmadı gerçi. Hep, karşıdan üzerimize doğru yürüyen karanlık adamlar vardı. Pis pis sırıtan, uzun siyah pelerinleri rüzgarda havalanan, bir şey söylemeseler de, gözleriyle kalbimizi oyan, karanlık, korkunç, kötü, kalabalık adamlar.

 

Nasıl olmuşsa, doğduklarında gülen, agu diyen, bir biberon sütle neşelenen bu bebekler, koskoca dünya tarihinde lafı olmayacak 20-30 yıl içinde insan düşmanı insanlar olmuşlardı.

 

Önce birbirlerini, sonra diğerlerini hırpaladılar. Herkes hasarlandı. İnsan, kendini diğer insandan ayırdı. Herkesin canı yandı. Eşitlik bozuldu. Teker teker herkes vuruldu. Türk diye. Ermeni diye. Kürt diye. Rum diye. Çerkes diye. Gürcü diye.

 

Kendi koyduğumuz isimlere nasıl anlamlar yüklediysek, kendimizi tanımlamadan, ait olmadan, öteki, beriki diye ayrılmadan yaşayamaz olduk. Aslında hangi dilde öğrendiysek, o dilde aynı masalları söyledik, aynı acıya ağıt yaktık, aynı sevinçle oynadık, sevdik, kavga ettik, terk edildik, yalvardık, kıskandık, korktuk, çığlık attık.

 

Hepimiz, hazırlıksız, sorgusuz, sualsiz yollandığımız bu dünyayı anlamaya çalıştık. Bir yol bulmaya, nefes almaya, bunca zor bir iÅŸ olan yaÅŸamayı becermeye, hafifletmeye, yine bize sorulmadan neticelenene dek bu macera ayakta kalmaya çalıştık, çalışıyoruz. Hepsi bu. Daha fazlası deÄŸil. Böyle olduÄŸunu sanmamıza yol açan, zorla kaydettirilmiÅŸ her ÅŸeyi, bütün bilgileri, öğütleri, yazılmış tarihleri, ezberlediklerinizi unutun ne olur. Kalbinizi hatırlayın. İlk sırrı. Her ÅŸeyi bu kadar kirletmeden önceki ilk zamanları. Hile yapmayı henüz öğrenmemiÅŸken, henüz kavga etmemiÅŸken, henüz hep beraber oynuyorken, nasıl uyuyabildiÄŸinizi. İçiniz rahat, huzurlu, heyecanlı nasıl uyandığınızı…

 

Uzun zamandır, bu kadar etkileyici bir performans izlememiştim.

Bunca lafla anlatmaya çalıştığım ve eksik kaldığımdan emin olduÄŸum her ÅŸeyi, sadece türkülerle kusursuz tamamlayan KardeÅŸ Türküler’i heyecanla, hayranlıkla, sevgiyle selamlıyorum.    

 

Yorum (12) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/2/2007 - Fragman N:10 / İzzet Keribar

Kategori: Fragmanlar

 

 

 

dön, dolaş sen...dön dolaş, sen...

 

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/2/2007 - Sabah Makamı

Kategori: deneme

 

 

 

Beyoğlu sabahlarını hiç yaşamamıştım ben, daha doğrusu sabahları yaşamamıştım demeliyim sanırım..

 

Enerjisi gece yükselen, randevularını akÅŸam 7’den itibaren veren, okumak, yazmak, konuÅŸmak, düşünmek, ne bileyim iÅŸte,  yaÅŸamak için gece olmasını, kendimizi kıstırdığımız gün kargaÅŸasının, koÅŸuÅŸturmasının, bağırtısının dinmesini bekleyen herkes anlar beni..

 

Roman cümlesi gibi olacak ama 1 ay önce sabah kalkmamı gerektiren bir işe başladım ve hayatım değişti..

 

Gececiler sizin anlamanız mümkün değil, ancak yıllarca, başka bir gezegenden olduklarını düşündüğüm sabah tutkunları anlar beni..

 

Gizemli gece aydınlanır aydınlamaz, bütün aÄŸaçların, kuÅŸların, köpeklerin, insanların canlanışını, akÅŸamdan kalma BeyoÄŸlu’nun silkiniÅŸini, dükkanların hepsinde birden devam eden telaşı, inip kalkan kolları, hafif ÅŸaÅŸkın gülümseyerek biribirine laf atan esnafı, bu saate kadar kaldıklarına göre, sabaha kadar kalma parası aldıkları besbelli, yorgun, eve dönen fahiÅŸeleri, cıvıl cıvıl fingirdek liselileri, bütün dünyada bundan daha büyük bir problem olamayacağından emin olarak, sivilceli, çirkin, zayıf, ergenliÄŸin ÅŸekilsizliÄŸine mahkum, çıktıkları çocukları anlatan..

 

Sonra yeni açılan gazete balyalarını, üzerine su atılan marul tezgahlarını, her yerden dumanı tüten çay bardaklarını, mor ceketli arka sokak delilerini, siyah ceketli mühim abileri, onları, şunları, bunları, nasıl anlatayım bütün bunları..

 

Kalkın sabahları!...

 

Yorum (26) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

En dolaysız ilişki bu sanırım, yazmak.. En yakınında duranla, en maskesiz, çıplak ilişkilendiğin yol arkadaşlarına, hatta kendine bile olamayacağın kadar dolaysız, ucu teşhire dokunacak kadar açık bir ilişki. Ve en gerçek öğrenme metodu. Hayatı, acının sertliğini, neşenin geçiciliğini hatırlatan, derleyen, toplayan, dönüp yazdıklarını okuduğunda, bilincin üstünde yüzen, o kurgulu, kendinden emin duruşu sarsan, yeniden, yeniden sınatarak öğreten hoca, sırdaş, yan yana durması bile imkansız iki kalbi birbir

Arkadaşlarım